Eki 01

trabzonspor şampiyonlar liginde

Trabzonspor Uefa’nın flaş kararıyla şampiyonlar ligine kaldı.Ve böylelikle yıllardır özlemini çektiği şampiyonlar ligine gitme fırsatını buldu.Şimdi Trabzonspor’un bundan sonra acilen transfer yapması gerekiyor.Trabzonspor elinden haksızlıkla alınan şampiyonluğu uefa’nın kararıylla geri alabilme şansını elde etti.Şimdi artık çok değişik bir süreç başladı.Trabzonspor bu süreci sağduyu ve dikkatli açıklamalarla devam ettirmelidir.Trabzonspor’un kadrosunda birçok eksik ve gidenlerin yerinde de boşluklar,uyum sorunları gözlemlenmektedir.Bu noktadan sonra Trabzonspor sol beke,defansın göbeğine ve santrafor mevkisine oyuncular transfer etmelidir.Sağ bekde de alternatifsizlik olduğu için o bölgeye de transfer yapılmalıdır.

Eki 01

Trabzonspor Şampiyon Olur mu?

Trabzonspor şampiyon olur dememiz de çok zor olamaz dememiz de.Şüphesiz trabzonsporlu taraflarda trabzonspor’un ne yapacağını bilmiyor.Trabzonspor ilk yarıdaki performansından sonra rakiplerinde performansızlığından ötürü ligi lider bitirdi.Ama sonra sahasında şampiyonluğa oynayan hiçbir takımın kaybetmeyeceği puanlar kaybetti.Bu avantajı dezavantaja çevirmek de zor bir iş.Fenerbahçe’nin üst üste galip gelmesi de zor bir iş.Ama türkiye ligi dengesizliğin yüksek düzeyde olduğu bir lig.Herşeye rağmen Trabzonspor bu ligin en iyi futbol oynayan takımı.Bunu herkes kabul ediyor.Fenerbahçe ise temkinli ve pasa dayalı akıllı bir oyun sistemiyle oynuyor.Bu durumda gerçekçi olmak gerekirse Fenerbahçe’nin şampiyon olması daha yüksek ihtimal gibi görünüyor.Trabzonspor eğer kalan maçların 1’ini kaybedip hepsini kazanır ancak o zaman şampiyon olabilir.Çünkü Fenerbahçe bütün zorlu maçları geride bıraktı…Bu koşullarda Trabzonspor’un şampiyon olamama kabusu devam edeceğe benziyor…

Eki 01

Trabzonspor neden elendi,trabzonspor elendi,trabzonspor avrupa ligi 2011

Trabzonspor dün oynadığı karşılaşmada Benfica’ya elenerek şampiyonlar ligi önelemesinde elendi.Trabzonspor artık yoluna avrupa ligi play off’undan devam edecek.Dün Trabzonspor’u ikinci yarı itibariyle izleyebildim.Ve gördüm ki Trabzonspor ileride çoğalamıyor ve Benfica’ya karşı oyunda hükmedemiyordu.İlk yarıdaki notlardan takip ettiğim kadarıyla defans bloğunun başta serkan ve giray ile glowacki’nin hatasından gol yenmiş.Ve ilk 15 dakikada Trabzonspor rakibe teslim olmuş.İlk yarının sonunda Henrique’in de sakatlanmasıyla Trabzonspor hücumda iyice zayıfladı.Ama ikinci yarıya iyi başlayan Trabzonspor Colman’ın organizasyonuyla Burak karşı karşıya kaçırdı.Bu Trabzonspor’un en mükemmel organizasyonuydu.Daha sonra Adrian’ın gördüğü kırmızı kartla oyunun kontrolü tamamen rakibe geçti.Adrian ülkesinin en pahalı bonservisine sahip bir oyuncu olduğunun farkında olmalı ve dirseklerine hakim olmalıydı.Rakip oyuncu tahriklere müsait bir yapıdaydı.Evet ama Adrian herşeye rağmen ileriki turları düşünerek takımını anti profesyonel bir hareketle 10 kişi bırakmamalıydı.Benficalı oyuncular profesyonelliğin bir gereği olarak oyunu yavaşlatmalar,sertliklere,sertlikle karşılık vermek gibi futbolun tilki kurnazlıklarını uyguladılar.Ve psikolojik olarak biten Trabzonspor’u iyice bitirdiler.Trabzonspor şimdi cuma günü çekilecek kurada muhtemelen çok iyi bir takımla eşleşecek.Ve Henrique sakat olursa,Adrian da iki maçta yok zaten:İşte o zaman Trabzonspor Avrupa kabusuna bir yenisini daha ekler.Önceki yazımda belirtmiştim.Sol bek ve sağ bek yok.Solda Celutska üst düzey bir futbolcu değil.Sağda Serkan zaten çok kötü.Yönetimin sağa ve sola transfer yapmaması Avrupa’ya veda etmemize sebep olabilir.Geçen sezon anlamsız şekilde transfer edilen Polonyalıların cezasını şampiyonluğumuzla ödediğimiz gibi bugün de Benfica’ya elenerek ödedik.İleriki turda Henrique olmazsa  o zaman iş Halil ve Burak’a düşüyor.Yönetim acilen sağ ve sol bek ile olursa Bursasporlu İbrahim’in transferini bitirmelidir.Avrupa’ya veda etmek Türkiye Ligi’nde mücadele etmekten daha önemli.Ama görüyoruz ki yönetim Avrupa’yı pek ciddiye almıyor.Alsaydı sanırım Benfica’ya bu kadar kolay elenmezdik…

Eki 01

Trabzonspor da ‘şike’ yaptı mı?

Kuzeyekspres gazetesi imtiyaz sahibi Hasan Kurt yazdı.

Türk futbolunda ‘şike operasyonu’ emniyet ve adalet ekseniyle tam gaz devam ediyor. Konunun birinci derece muhatabı Türkiye Futbol Federasyonu şimdilik topu ‘orta saha’da gezdiriyor.

3 Temmuz Pazar günü sabah saatlerinde başlayan operasyonda, bütün işler dönüp dolaşıp bir kulübün ve o kulübün başkanında düğümleniyor!

Şu ana kadar elde edilen, deliller, belgeler ve itiraflarda ana eksen Fenerbahçe!

Fenerbahçe spor kulübü başkanı, ‘şampiyonluk saha dışında, masa başında kazanılır’ şeklinde bir ifade ile yola çıkıp, bunca işe girişmeseydi, Türk futbolunda ne şike operasyonu yapılırdı, ne de bunca kulüp, bunca yönetici, futbolcu ve menajer bu olaydan zarar görürdü.

Sonuçta ne olurdu?  Trabzonspor banko şampiyon olurdu. İkinciliği de Bursaspor alırdı.

Trabzonspor ligin ilk yarısını Fenerbahçe’den 9 puan önde kapamış…Fenerbahçe’nin iyi futbol oynayan ve kazanan Trabzonspor’un önünü sahada kesme şansı yok denecek kadar azdı.

Bu durumda yapılacak olan iş, Trabzonspor’u daha değişik yöntemlerle budamak ve şampiyonluğuna engel olmaktı.

İkinci yarı başlar başlamaz düğmeye basılmıştı.

Gazetelerde yazılan ve çizilenlere bakılırsa, Fenerbahçe’nin birkaç istisna dışında hemen hemen tüm maçlarında bit yeniğinin olduğu ortaya çıkıyor.

Bunları biz söylemiyoruz. Emniyet ve Adliye’deki iddialar…

Bütün bu kadar pisliği yapacaksın ve sonuçta bir gol averajı ile şampiyonluğu elde edeceksin.

Trabzonspor’un kazandığı maçlarda, teknik takibe takılan vs. bir bit yeniği var mı?

Şu ana kadar, hiçbir yerde okumadık, duymadık.

Yani; Trabzonspor’a yönelik bir şike iddiası yok!

Ne var? Teşvike teşebbüs!

Olayın adli boyutunu bir kenara bıraktım…Mahkeme dosyaya, savunmaya vs. göre kararını verecek.

Mahkeme; nasıl bir karar verirse versin…Yani, ‘şike iddiası’ ile suçlananlar tutuklansın veya serbest bırakılsın. Bana göre çokta önemli değil!

Neden diyeceksiniz? Yani suç işleyen cezasını çekmesin mi? Zaten operasyon sonuçta tutuklananlara bir ceza olarak yansıdı. Bundan sonrası yukarıda da belirttiğim gibi yargının işi.

Bu operasyonun önemi bir milat olmasıdır. Türk futbolunda geçmişten bugüne hemen her sezon yapıldığı söylenen ‘şike’ olayı, bu operasyonla resmen tescillenmiştir.

Bundan sonra görev Türkiye Futbol Federasyonuna düşmektedir.

Şimdi siz TV’lerde, ‘ateş üfleyerek söndürülmez’ veya ‘TFF’nin aldığı karar doğrudur’, diyenlere bakmayın.

Bunların kulüplerinin mazisi yemin ediyorum ‘pislik’lerle dolu. Kazandıkları şampiyonlukların belki de yarısı kirlidir!

Geçmişte çoğu maçları, hakemlerle, şike ile aldıklarını ne tez unutuyorlar!

Trabzonspor; 1995-96 ve 2005-2006 sezonlarında şampiyonluğu sahada mı kaybetti, sanıyorsunuz. Tıpkı bugünkü gibi saha dışında kaybetti…Ve bu ülkede yıllar önce öyle bir şike yapıldı ki dünyada eşi benzeri belki de yok. Trabzonspor ikinci ligde…Son maçlar oynanacak…Trabzonspor Gençlerbirliği’ni Trabzon’da farklı yense şampiyon olacak. Ne oldu biliyor musunuz…Gençlerbirliği Trabzon’a gelmedi.Ve maçta 3-0 Trabzon’un galibiyeti ile tescil edildi. Trabzonspor şampiyonluğu kaybetti, Gençlerbirliği’ne ise hiç ceza verilmedi. O nedenle siz o televizyonlarda konuşanlara bakmayın!

 

Şike operasyonu kapsamında gözaltına alınan veya ifadesine başvurulan Trabzonsporlu yöneticiler serbest bırakılmıştı. Asbaşkan Nevzat Şakar bugün hakim karşısına çıkacak. Şakar’a, ceza verilsin veya verilmesin ki, bana göre verilmemesi gerekir. Çünkü; Şakar’ın şike veya teşvik eylemi ile uzaktan yakından ilgisi yok. Şakar, Trabzonspor’a şike ile bir maç mı kazandırdı veya karşı takımlardan birine teşvik primi vererek puan kaybetmesini mi sağladı? Kesinlikle hayır!

Şakar; bugün hakim huzuruna çıkacağı için kendisiyle ilgili daha fazla bir şey yazmıyorum.

Şakar için verilecek olan karar nasıl olursa olsun bana göre TFF ekseninde bu karar kesinlikle Trabzonspor’a zarar vermez.

Neden diyeceksiniz? Çünkü Türkiye Futbol Federasyonunu yönetimi, ilgili birimleri, olan biteni masaya yatıracak. Hangi kulüp, hangi yönetici, futbolcu ne yaptı, maçın sonucunu nasıl etkiledi vs. bakacak.

Trabzonspor kulübünde Nevzat Şakar dahil, bir Allah’ın kulu hangi maçın sonucunu değiştirdi veya değiştirme girişiminde bulundu. Sivasspor maçında teşvik teşebbüsünde bulunulmuş… Bu nasıl teşvik teşebbüsü? Bir aracı kullanılmış ve onunla telefonda konuşulmuş… Bu tür söylemlere ‘kargalar’ bile güler. Ortada karşı tarafların teknik takibe takılan ve belgelenen işleri var. Bunun ötesinde Sivasspor kalecisinin yediği goller vs…Ve bir de maçın sonucu…

Türkiye Futbol Federasyonun kurullarının vs.,  Sivasspor maçı öncesi yapıldığı iddia edilen teşvik teşebbüsü nedeniyle Trabzonspor’a ceza vermesi mümkün değil. Çünkü, ortada ne belge, ne bulgu, ne de fiili bir teşebbüs var..Ayrıca TFF Trabzonspor’a bir ceza verirse, bu ceza kesinlikle UEFA’dan ve diğer ilgili mercilerden geri döner. Çünkü UEFA’da ne böyle bir suç ve ne de böyle bir suça karşı ceza var.

 

Sonuç olarak; Trabzonspor’a yönelik yapılan operasyonu eleştirmiyorum. Polis görevini yapmıştır. Ancak bu soruşturmada, irdelemede Trabzonspor’un sabit bir eylemi olmadığı görülmektedir. Burada tüm olaylar bir başka kulübün başkan, yöneticisi vb. tarafından icra edildiği görülmektedir. Beşiktaş’ın kupa final maçı bu olaydan ayrı tutulmalıdır. Orada da Beşiktaşlı yöneticilerin eylemi vardır.

TFF’nin, emniyet, adalet ve diğer kaynaklardan elde ettiği bilgiler, belgeler doğrultusunda yapacağı iş, bu pisliğe bulaşan kulüplere, yöneticilerine, futbolculara vs. cezayı vermek ve Trabzonspor’u şampiyon ilan etmektir.

Bunu yaparlar mıydı? Yapmak isteselerdi, Trabzonspor’u bu işin içine çekerler miydi? TFF’nin ve Kulüpler Birliğinin amacı, bu ateşi söndürmek değil üzerini külle örtmek!

Beşirli’deki belediye plajı!

Başkalarını bilmem ama Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, o yılları iyi hatırlar.

Her ne kadar Kayalık mahallesindeki Cumhuriyet İlkokulunun sahilinde denize girse de, Beşirli’deki Belediye Plajını, kumsalını, ince karakumunu,  Ayasofya Kilisesi’nin deniz tarafındaki gazinoları iyi hatırlar.

50 yıl öncesinden bahsediyorum… Trabzon’da o yıllar sahil neredeyse bir baştan bir başa doğal plajdı.

Şehirde bunalan, soluğu sahilde alırdı. Hey gidi günler.

Şimdi ne sahil kaldı, ne de denize girilecek yer.

Orhan Karakullukçu’nun mu  yoksa Atay Aktuğ’un mu başkanlıkları dönemindeydi, tam hatırlamıyorum… Hava alanının sahilinde, Trabzonspor tesislerinin doğusunda dar bir alan da olsa, bir belediye plajı vardı. Sonra o plaj da tarih oldu.

Trabzon’daki güzelim plajların yok olmasının nedeni sahil yolu. Bunda herkes hemfikir!

Sahil yolu; özellikle kentin sahillerindeki doğal plajları yok etti.

Diyeceksiniz ki; şu anda Trabzon da plaj yok mu? Yalıncak’ta, Şana’da, Söğütlü’de, Darıca’da, Mersin’de, Akçakale’de plajlar var. Denize girmek isteyen gider oralara…

Denize girmek isteyenler oralara gitmesine gidiyor da, belediyeler bu plaj işine bir el atsalar kötü mü olur? Belediye dolgu alanlarında plaj oluşturamaz mı? Akyazı’da denize üç beş mendirek yapıldı, orada denize girilecek alan oluştu. Akyazı Projesi nedeniyle orada da artık denize girilemeyecek.

Trabzon Belediyesi, Beşirli sahilinde mendirek yaptırsa öyle sanıyorum ki, o bölge birkaç yıl içerisinde plaj olur. Bu iş, çok fazla para pul gerektirmeyen bir iş… Mesela; bir Telekom firması…Kent içerisinde kablo döşemek için belediyeye hatırı sayılır bir para verdiğini duyduk. Bu para ile Beşirli sahiline 5-10 mendirek yapılabilir. Bizde söylemesi…

Musa Alioğlu’nun selamı!

Trabzon’un bir dönemler renkli ve hatırı sayılır gazetecilerinden biri Musa Alioğlu idi. Yerel bir gazetenin yöneticisi idi. Musa daha sonra İstanbul’a hicret etti. Bir süre yaygın medyada çalıştı. Sonra Havacılık sektörüne girdi.

Musa, dün öğle saatlerinde aradı. Sabah kalktığında ilk işinin Kuzey Ekspres’in internet sayfasını tıklamak olduğunu söyleyen Musa, ‘Hasan, ne yalan söyleyeyim ilk işim senin yazını okumak’ dedi.

Musa ile bir süre sohbet ettik. O sordu, biz anlattık.Bir süre önce oğlunu evlendiren Musa’ya, ‘Ben babayım sen ise dede’ diye takıldım..

Musa altta kalır mı, ‘Şu anda dede değil kayınbabayım ve hala eski Musa’yım. Trabzon’daki tüm tanıdık ve dostlarıma sizin aracılığınızla selam ve sevgilerimi iletiyorum’ dedi.

Musa kardeşimiz, telefondaki ses tonuna bakılırsa hala formda.

Eki 01

Trabzonspor avrupa ligi ilk maç san mameste

Trabzonspor Avrupa Ligi ilk maçının yeri değişti.Buna göre Bilbao maçı San Mames’de oynanacak.Trabzonspor oradan avantajlı dönebilmesi için gol veya goller bulmak zorunda.İspanya lobisininde hakemleri etki alanına almak isteyeceği aşikardır.Ama Trabzonspor gol atmak için oynarsa ve bunu başarırsa işi ikinci maçta bitirecektir.Şimdi Trabzonspor serisonu olmanın cezasını çekmemek için artık bu son şansı Athletic Bilbao’yu eleyerek değerlendirmelidir…

Eki 01

inter-trabzonspor:0-1,trabzonspor inter’i devirdi.

Trabzonspor İnter maçına orta sahada pas yaparak başladı.Tolga,Colman,Zokora ve Halil çok iyiydi.Kanat bekleri Celutska ve Cech’de iyi oynadılar.Inter Trabzonspor’un panik içerisinde orta sahada yaptığı fauller yüzünden 3 tane frikik şansı yakaladı.Glowacki’nin büyük hatasında Zokora araya mükemmel girdi.Trabzonspor ilk yarıyı 0-0 ile savuşturduktan sonra ikinci yarıya da skoru korumak ve atabilirsem bir tane gol atmalıyım mantığıyla çıktı.Zaman ilerledikçe İnter’de pozisyonlara girmeye başladı.Futbolun atamayana atarlar mantığı gerçekleşti.Şenol Güneş’in yerinde oyuncu değişiklikleri ve Tolga’nın mükemmel oyunu skorun Trabzonspor’un lehine dönmesini sağladı.

Özetlemek gerekirse Trabzonspor dün gece ne çok defansif ne de çok ofansif oynadı.Orta sahada dengeli bir futbol oynayarak dün gece İtalya Guiseppe Meazza’da tarih yazdı.

Tebrikler Trabzonspor…

Eki 01

Efsane Ali Kemal Denizci Röportajı

O sadece Trabzonspor’un değil, Türk Futbolunun büyük yıldızlarından biriydi…. İnatçılığıyla, hırsı, top ve tekniği ve kuvveti ile bütün kalemlerin övgüler dizdiği yıldızdı… Sadece Türkiye’nin değil, Avrupa kulüplerinin izlediği, istediği bir futbolcuydu. Kısaca o Trabzonsporluydu. Adını Trabzonspor tarihine altın harflerle yazdıran Ali Kemal Denizci’ydi.

Efsane futbolcu Ali Kemal Denizci, Trabzonspor Kulübü Dergisine verdiği röportajta çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte Ali Kemal Denizci’nin yapmış  olduğu o açıklamalar…

-ŞAMPİYONLUKLARI İNANÇLA KAZANDIK

“Trabzonspor efsanesinin doğmasında çok büyük katkıları olan, futbol oynarken yaptığı hareketlerle taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanarak, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri gösterilen, transferi nedeniyle taraftarın yürüyüş yaptığı Ali Kemal Denizci, “Trabzonspor’un şampiyonlukları inançla elde ettiğini vurguladı.

-TRABZONSPOR İÇ DÜNYASINDA NE ZAMAN BİRLİKTELİK

SAĞLARSA O ZAMAN ŞAMPİYON OLUR

“Efsane kadroda yer alan oyuncular hep kapı komşusuydu. Herkes birbirini iyi tanıyordu. Aslında kulüp bizimle mecburen yola çıktı. Şampiyonluk beklemiyordu. Paraları olmadığı içinde (Bizim çocuklarla idare edelim. Ligde bizi tutsunlar yeter) düşüncesindeydiler. O şekilde bu kadro kuruldu. Zamanla ne kadar doğru bir iş yaptıkları ortaya çıktı. Birlik ve beraberlikle büyük başarılar kazandı. Trabzonspor iç dünyasında ne zaman birliktelik sağlarsa o zaman şampiyon olur. Trabzonspor kendi çocuklarına biraz daha fazla değer verseydi bir o kadar daha başarılı olurdu. Elbette hep Trabzonlular forma giymeyecek, bulunamadığı yerde dışarıdan da oyuncu almak normal. Ama olmadı. Ben 27 yaşında buradan gittim. Bana göre futbolumun en verimli çağıydı. Benim gibi Bekir, Cemil, Kadir gibi oyuncularda gönderildi. Bunu yaparken de gelenler gidenlerin yerini doldurur diye düşünüldü.  Bizim şımarık olduğumuzu söylediler. O yaşlarda daha çocuktuk, kolaylıkla disiplin edilebilirdik. Ama onlar işin kolayına kaçtılar. Ali Kemal para eder diye bizi sattılar. Bizden sonra şampiyonluklar yine geldi ama bu işin bir yerde biteceği belliydi. O dönemde bizden çok para kazanıldı ancak yapılan yanlışlardan dolayı kulüp bayağı zarar gördü. Trabzonspor’da artık iç bünyeden futbolcu çıkmıyor. Hamilerden sonra da çıkmadı, bilgisizce hareket edildi. Trabzonspor’un bütçesi aşılmaya başlandı. Oysa Trabzonspor’un hata yapma şansı yoktu. Trabzonspor bir Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi değildi. Transfer yapılmak için oyuncu alınmaz, taraftar istedi diye alınmaz.Kimse bu takım şampiyon olmaz diye de karamsarlığa kapılmasın, tabi çok eksikliğimiz var. Bunun yanında yönetim, teknik heyet ve futbolcular arasında ahengin olması gerekiyor. Eğer bu olursa diğer insanların ne dediği önemli değil”  

 

-SAHAYA AYAKKABIMI ATSAM OYNAR. BU İŞİN ÜSTESİNDEN GELİRİM, KARŞIMDA REAL MADRİD DAHİ OLSA FARK ETMEZ

 

“Ben her zaman şunu ifade ettim. Sahaya ayakkabımı atsam oynar. Bu işin üstesinden gelirim. Karşımda Real Madrid de olsa fark etmez. Biz bir aile gibiydik. Beraber gülerdik, ağlar ve üzülürdük. Kardeş gibiydik. Ahmet Suat hocayla katıldığımız Kıbrıs Barış Kupası’nda Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe’yi mağlup ederek şampiyon olduk. Her maç öncesi toplanarak, rakibimizi sahaya hapsedeceğiz. Onları farklı bir şekilde mağlup edeceğiz diyerek kendimizi iyi motive ediyorduk.

-HAMSİNİN KAFASINI KOPARTIK DİYEN KOCAELİSPOR’U SAHAMIZDA 5-0 YENDİK.

“Unutamadığım bir anı vardır. 1. Lig’de mücadele ederken kupa maçında 2. ligde yer alan Kocaelispor’la deplasmanda karşılaştık. O müsabakada cezalıydım. 1-0 mağlup olduk. Takım Trabzon’a geldi. Ahmet Suat Hoca soyunma odasına dönüp “Bu takım Ali Kemalspor mu o olmazsa 2. Lig’deki bir takımı yenemeyeceğiz mi? diyerek alay etti. Kocaeli’nde yayınlanan gazetelerde “hamsinin kafasını koparttık” diye başlıklar atılmıştı. Onları alarak soyunma odasının duvarına astım. Her idmana gelip onlara bakıp “Bunları burada boğacağız, kalelerine hapsedeceğiz. Bizimle nasıl alay ederler” diyerek kendimizi maça motive ettik. Rövanş müsabakası başladı, daha 15. dakikada 5-0 öne geçtik, rakibe adım attırmadık. Bırakın gol atmayı orta sahayı bile yaklaştırmadık. Bu demek oluyor ki bir şeyi istemek ve inanmak şart. Daha sonra Fenerbahçe’ye transfer oldum ve bir maçta ayağım kırıldı, Trabzonspor’dan arkadaşlar yanıma gelerek ağladılar. Trabzonspor’da oynarken 3 kez ayağım kırıldı. Hiçbir zaman rakip oyuncuya bir hareket yaparak kart görmedim. Hep hakeme itirazdan kart gördüm. Ancak Fenerbahçe’de hiç kat görmedim, çünkü orayı Trabzonspor gibi sahiplenemedim.

-TRABZONSPOR ARTIK İNSANLARIN BEKLENTİSİNE CEVAP VERMEK ZORUNDA

Ben Trabzon’da yaşayanlardan çok gurbetçilere üzülüyorum. Hallerini görüp çıldırıyorum. Ekmek parasından çok takımın başarısını düşünen insanları görüyorum. Hava atmanın yanlış işler yapmanın anlamı yok. Artık başarı yapılmalı, insanların beklentilerine cevap vermemiz gerekiyor.

Eki 01

Avusturya Türkiye 0-0

Türkiye Avusturya ile 0-0 berabere kalarak Belçika ile arasındaki farkı açamadı.Maçta Burak ve Umut’un çabaları Arda’nın iyi yönetimi ve paslarına rağmen galibiyete ulaşılamadı.Guus Hiddink maçtan sonra yaptığı açıklama Burak ve Umut’un çok cesur ve iyi oyuncular olduğunu söyledi.Ve alınan 1 puanın Avusturya gibi hazır bir takımdan alınabilecek en iyi sonuçlardan biri olduğunu belirtti.Benim milli takımda gördüğüm ise eksik kadronun zaafiyet oluşturduğudur.Avusturya bizim dengimiz bir takım  olmadığı için eksik ve uyumsuz kadromuz sırıtmadı.Aslarında dönmesiyle asıl önemli ölçümüz Almanya maçı olacaktır.

Eki 01

Athletic Bilbao Trabzonspor.San Mames’de beraberlik

Ahtletic Bilbao – Trabzonspor ilk maçta deplasmanda 0-0 berabere kaldılar.Hakemin taraflı tutumu ve yönetimi Trabzonspor’u mahkum oynattı.Ve böylece Trabzonspor 90 dakika içerisinde çok tehlikeli pozisyonlar verdi.Hakem Tosquero’yu kırmızı kartla oyundan atmalıydı.Ama atamadı.Trabzonspor az ve öz pas yaptığı anlarda 3 tane net pozisyon buldu.Henrique mükemmel bir futbolcu.Trabzonspor ikinci maçta bu kadar pozisyon vermez ve defans güvenliğini sağlarsa Henrique ile gol ve goller bulacaktır.Öyle ki seneler önce iç sahada bu takımı yenmiştik.Bilbao deplasmanlarda etkisiz bir takım.Ve ikinci maçta kilit oyunculardan Muniain ,Martinez ,Llorente ve Tosquero iyi kontrol edilirse rakibin de defans zaafları değerlendirilirse tur geçilir.Dileğimiz Trabzonspor’un turu geçmesidir.Ve inanıyorum ki 11’e 11 bu sefer pozisyonları Trabzonspor bulacak ve atacaktır…

» Yeni yazılar